
İlk konuyu gündeme taşıyan Akşam’dan Oray Eğin oldu. Eğin, Haşmet Babaoğlu’na köşesinden ‘’ Senin hakkın yok Haşmet’’ başlığı ile seslendi. Son derbi maçında çıkan olaylara değinen Babaoğlu’nun eleştirilerine karşı çıkan Oray Eğin, Nişantaşı’nda bir kafede Ahmet Hakan’ın üzerine yürüyen Babaoğlu’nun sahada birbirleriyle kavga eden futbolculara söyleyecek sözünün olamayacağını ileri sürüp : ‘’ Peki Haşmet Babaoğlu değil miydi İstanbul’un ortasında kafeleri basıp, adam dövmeye kalkan? Ne farkı var Haşmet Babaoğlu’nun bu yaptığının Arda Turan ya da Semih Şentürk’ten? …Onların yaptığı akıl tutulması da Haşmet’inki değil miydi? Onlar aklını yitirdi de Haşmet mantığıyla mı hareket ediyordu?’’ diye yazmıştı.
Haşmet Babaoğlu’nun bu yazıya bir cevabı takip edebildiğim kadarıyla olmadı. Tam konu böylece kapanacak galiba derken Ahmet Hakan, ‘’Ah Ayşecik Ah ‘’ başlığıyla Ayşe Özyılmazel’in derbi yorumlarını fırsat bilip: ‘’ Ah ben sana ne diyeyim Ayşecik? Madem bu ‘kafadaydın’, vaktiyle senin için dayılanan ve küfür eden Haşmet’inin ağzına neden acı biber sürmedin ki?’’ deyiverdi.
Doğrusu sevdiğim yazarlardan biri olan Haşmet Babaoğlu bu sefer kötü yakalandı. Onu bu durumdan kurtaracak ve ‘Evet adam haklı!’ diyebileceğimiz sihirli sözcüklerin olduğunu da sanmıyorum.
Haşmet Babaoğlu’nun bu sessizliğini Oray Eğin ve Ahmet Hakan’ı muhatap almamaktan ziyade bu konuda onlara söyleyecek fazla sözü olmadığı şeklinde anlamak gerekiyor. Keşke o malum kafe gerginliği hiç yaşanmasaydı. Yapılan yanlışlar tıpkı bir gölge gibi insanın peşini bırakmıyor.